Telefon
WhatsApp
İnstagram
Sık Sorulan Sorular

Tuz, asitler ve bazların tepkimesi sonucu ortaya çıkan kimyasal bileşiklere verilen genel addır. Çözeltilerinden ayrıştırıldığında katı yapıda olan tuz asit yada baz özeliği göstermezler, bu nedenle suda çözüldüğünde suyun pH değerini değiştirmez, turnusol kağıdının rengini değiştirmezler. Tuz asit ve bazlardan daha kararlı bileşikler olup erime ve kaynama noktaları kendilerini oluşturan asit ve bazlardan daha yüksektir. Tuzlu çözeltilerin fiziksel kaldırma kuvveti yüksek, tatları acıdır.Tuz sodyum ve klor elementlerinden oluşur ve 1 gram tuzun suda çözülmesi ile 0,6 gramını kloriyonu ve 0,4 gram sodyumiyonu ortaya çıkar. Yetişkin bir insanın vücudunda 100 gram sodyum ve 77 gram klor bulunur. Bu elementler kan, lenf, hücreler, dokular, kemik, kıkırdak ve kirişlerde bulunur. Klor ayrıca mide asidi için gereklidir.Sodyum iyonu vücudun osmotik (geçişmel, geçişen) yapısında çok önemli rol oynar. Yani hücrelere besleyici maddenin (vitamin, mineral, enzim, amino asit ve glukoz gibi) girişi ve hücrelerdeki artık maddelerin dışarı çıkarılmasında, kısaca transportta rol oynar. Ayrıca sinir ve kaslarda uyarıları iletmede rol oynar. Sodyum-potasyumla birlikte hücrelere giriş ve çıkışları konturol ederler.Kloriyonunun yetersizliği kanın pH-Değerinin asitleşmesine buda asidoza sebep olur, asidozsa çok tehlikeli bir durumdur. Asidoz böbrek zafiyeti, akçiğer iltihaplanması, aşırı kusma ve ishale sebep olur. Klor bilindiği gibi şehirlerin su şebekesine katılır, çünkü klor mikropları öldürür. Klor aynı şekilde bağırsaklardaki zararlı bakterilere ve bunların üretiği zehirli gaz ve zehirli alkolleri zararsız hale getirir.Tuz tansiyonu ne zaman yükseltir, şayet kişi daha önce böbrek iltihaplanması geçirmiş ve bu iltihaplanma kronikleşmişse, bu ağrı vermez. Kişi kronik böbrek ağrılarını unutur, fakat böbrekler kronik iltihaplı olması nedeniyle sodyumlu birleşikleri süzemez. Böylece kanda sıvı oranı artar ve buda yüksek tansiyona sebep olur. Örenğin sodyum (Na+) ve karbonik asit (HCO3-) birleşerek sodyumhidrojen karbonat (NaHCO3) oluşur ve bu dışarı atılamaz. Yani bu sadece kronik böbrek iltihabı olanlarda olabilir aksi halde tuz yüksek tansiyona sebep olmaz.

Sanayinin büyümesi ve teknolojinin sürekli gelişmesi tuzun kullanıldığı yeni alanların doğmasına neden olmuştur. Tuzun 14000 kullanılma biçimi vardır.Dünyadaki başlıca tuz kullanım alanları şöyle sıralanabilir ;BESİN MADDESİ OLARAKYemeklerdeEkmek yapımındaGıda maddelerindeTARIM ALANINDAHayvan yemindeHayvan yalamasındaAğaç bakımındaYabani otların imhasındaTIP ALANINDAEnjeksiyondaKompres yapımındaTRAFİK ALANINDAKarayolları buz mücadelesindeDemiryolları buz mücadelesindeSANAYİDEKüçük sanayideKonserve yapımıEt ve balıkMandıracılık (Tereyağı, Peynir)GübreDericilikKozmetik alanındaSu yumuşatmadaBüyük sanayideÇeliğe sertlik vermedeSoğutmadaTekstil alanındaKimya sanayideSodyum Karbonat üretimindeKlorid üretimindeSodyum Hidroksit üretimindeSodyum üretimindeSodyum Sülfat üretimindeKalsiyum Klorid üretimindeSodyum Nitrat üretimindeHidroklorik Asit üretimindeSodyum Bisülfit üretimindeSodyum Siyanit üretimindeSodyum Klorad üretimindeDepolama ve diğer amaçlarla kaya tuzu yataklarında mağaralar oluşturma tuzun yeni kullanma biçimidir. Çözelti veya kuru yöntemle kaya tuzu madenciliğinde açılan mağaranın değerlendirmesinin maliyet üzerinde önemli etkisi vardır. Tuz mağaralarında doğalgaz, propan, bütan, kerosen, fuel oil, jet yakıtı gibi hidrokarbonlar, arsenur, siyanür, zehirli veya radyoaktif atıklar, bayat ilaçlar, baca kurumları v.b. endüstriyel atıklar, basınçlı hava depolanabilir. Ülkemizde Doğalgaz depolanması için Tuz Gölü altının kullanılması planlanmaktadır.

Vücudumuza yiyecekler ve içtiğimiz su ile aldığımız iyot, yaşam için çok önemli minerallerden birisidir. İyot, insan vücudunda çok az bulunan, normal büyüme ve gelişme için gerekli olan bir mineraldir. Günlük alınması gereken iyot miktarı bir toplu iğne başı kadardır.Bu miktar bile yaşamımız için çok önemlidir. İyot, boynumuzda bulunan tiroid bezinden hormon salgılanması için çok önemli olan bir mineraldir. Vücudumuzun gelişmesi beyin ve sinir sistemimizin çalışması, aktivitelerimizin ve vücut ısımızın sürmesini sağlayan tiroid bezi hormonlarının yapımı için iyot gereklidir. Ülkemizin büyük bir bölümünde olduğu gibi İlimizde de sudaki iyot yetersizdir.Vücudumuz için bu kadar önemli olan iyot yeterli alınmadığından çeşitli hastalıklar oluşur. Gebelikte iyot eksikliği anne karnındaki bebeğin hem beyin hem de beden gelişimini olumsuz etkiler. Gebelikte iyot eksikliği düşüklere, ölü doğumlara, bebeğin özürlü doğmasına, bebeklerde zeka geriliğine ve cüceliğe sebep olur.Çocukluk ve gençlik döneminde iyot yetersizliği bedensel ve zihinsel gelişme geriliğine neden olmaktadır. Yetişkinlerde iyot yetersizliği guatrın yanı sıra beden ve zihin fonksiyonlarında bozukluklara da yol açmaktadır.İyot Yetersizliğinin Önlenmesi İyot yetersizliği ve guatrın önlenmesinde en iyi yöntem olarak tuzun iyotlanması benimsenmiştir. Günlük iyot kullanımı erişkinlerde en az 50 mikrogram, ortalama 100-300 mikrogram, en fazla 1000 mikrogramdır. Günde 5-15 gr. tüketilen iyotlu tuz ile ortalama 150 mikrogram iyot alınır. Bu miktarlarda kullanılan iyotlu tuz sağlığa zararlı değildir ve yan etkileri yoktur. İyotlu tuz kullanımında insanların daha fazla tuz tüketmeleri değil normalde her gün kullanılan tuzun iyotlu olması önerilmektedir.Unutmayalım ki ! İyot yetersizliğinin neden olduğu hastalıkları tedavi etmek hem zor hem de pahalıdır. Buna karşılık iyotlu tuz kullanmak hem sağlıklı hem de ucuzdur.İyotlu Tuz Kullanmazsak !Bebek ve Çocuklarda : Büyüme Geriliği, Zeka Geriliği, CücelikGebelerde: Düşük ve Ölü Doğum Yapma Riski HER YAŞTA: Guatr Hastalığı Görülür.İyotlu tuzun iyot içeriğini kaybetmemesi için; serin, kuru ortamlarda, ışık geçirmeyen ağzı kapalı kaplarda saklanmalıdır. Yemeklere konulan tuzdaki iyot pişirme ile kayba uğradığından yemekler piştikten sonra tuzu konulmalıdır.

İyot, boynumuzda bulunan tiroid bezinden hormon salgılanması için çok önemli olan bir mineraldir. Vücudumuzun gelişmesi beyin ve sinir sistemimizin çalışması, aktivitelerimizin ve vücut ısımızın sürmesini sağlayan tiroid bezi hormonlarının yapımı için iyot gereklidir. Ülkemizin büyük bir bölümünde sudaki iyot yetersizdir. Vücudumuz için bu kadar önemli olan iyot yeterli alınmadığından çeşitli hastalıklar oluşabilmektedir.Gebelikte iyot eksikliği anne karnındaki bebeğin hem beyin hem de beden gelişimini olumsuz etkiler.Gebelikte iyot eksikliği düşüklere, ölü doğumlara, bebeğin özürlü doğmasına, bebeklerde zeka geriliğine ve cüceliğe sebep olur.Çocukluk ve gençlik döneminde iyot yetersizliği bedensel ve zihinsel gelişme geriliğine neden olmaktadır.Yetişkinlerde iyot yetersizliği guatrın yanı sıra beden ve zihin fonksiyonlarında dengesizliklere ve bozukluklara da yol açmaktadır.İyot yetersizliği ve guatrın önlenmesinde en iyi yöntem olarak tuzun iyotlanması benimsenmiştir. Günlük iyot kullanımı erişkinlerde en az 50 mikrogram, ortalama 100-300 mikrogram, en fazla 1000 mikrogramdır. Günde 5-15 gr. tüketilen iyotlu tuz ile ortalama 150 mikrogram iyot alınır. Bu miktarlarda kullanılan iyotlu tuz sağlığa zararlı değildir ve yan etkileri yoktur. İyotlu tuz kullanımında insanların daha fazla tuz tüketmeleri değil normalde her gün kullanılan tuzun iyotlu olması önerilmektedir.İyotlu tuzun iyot içeriğini kaybetmemesi için; serin , kuru ortamlarda , ışık geçirmeyen ağzı kapalı kaplarda saklanmalıdır. Yemeklere konulan tuzdaki iyot pişirme ile kayba uğradığından yemekler piştikten sonra tuzu konulmalıdır.

Karayollarında biriken kar ve suyun donmaması ve buzlanmayı önlemek için karayollarına serpilir.25,50 ve 1000 kg lık ambalajlarda satışa sunulmaktadır.